Basinda IIUM "Asya'da İngilizce ve Arapça eğitim"
21.5.2007 -Kategori: Basindan
| Büyük bölümünü Müslümanların oluşturduğu Malezya, üniversite eğitimindeki kalitesiyle göz dolduruyor, ancak YÖK Malezya'daki okullara denklik vermiyor. | |||
| |||
Yorum (12) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
YÖK IIUM'i Tanıyor, fakat denklik vermiyor!!!
18.5.2007 -Kategori: Basindan
Malezya İslam Üniversitesi, İslam Konferans Örgütü öncülüğünde kuruldu. Türkiye bu üniversitenin kurulması sırasında ikili bir anlaşma ile mali destekte bulundu. Türkiye'nin Malezya Büyükelçisi de bu üniversitenin mütevveli heyeti üyeleri arasında yer alıyor. YÖK, bu üniversiteyi tanıyor ancak buna rağmen üniversiteden mezun olan Türk öğrencilere denklik vermiyor.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
basında IIUM
18.5.2007 -Kategori: Basindan
| Orada 30 Türk var, Uzakdoğu’da | |
H. SALİH ZENGİN
91 ülkeden 12 bin öğrencinin eğitim gördüğü Malezya İslam Üniversitesi’nde okuyan 30 Türk öğrenci, burada olmaktan çok memnun. Dünyanın çeşitli yerlerinden gelen insanların kültürlerini tanımalarının yanında Türk kültürünü de onlara tanıttıklarını söylüyorlar. Diğer ülke öğrencilerinin en garibine giden şey ise Türklerin her fırsatta çay içmeleriymiş…
Dünyanın diğer ucundaki bir ülkenin üniversitesinde okuyan 91 ülkenin öğrencileri arasında 30 da Türk öğrenci var. 91 ülkeden 12 bin civarında öğrencinin ve 40 kadar ülkeden de öğretim üyesinin bulunduğu üniversitenin eğitim dili İngilizce-Arapça. 7 erkek 23 bayan Türk öğrencinin eğitim gördüğü Uzakdoğu’nun doğal güzelliklere sahip ülkesi Malezya, İngilizcenin yaygın olarak konuşulduğu ve nüfusunun yarısından fazlasını Müslümanların oluşturduğu bir ülke. Kuala Lumpur’da bulunan Uluslararası İslam Üniversitesi’nde (www.iiu.edu.my) hukuk, mimarlık, ekonomi, mühendislik, bilgi ve iletişim, teknoloji, ilahiyat, sosyal bilimler, yabancı diller, tıp, eczacılık ve hemşirelik fakülteleri ile bunlara bağlı birçok bölüm bulunuyor. Ekonomi, hukuk, ilahiyat ve sosyal bilimler, bilgi ve iletişim fakültelerinin ücretleri 2-3 bin dolar arasında iken mimarlık, mühendislik ve sağlık bilimleri fakültelerinin ücretleri ise 4-5 bin dolar arasında değişiyor. Tıp ve eczacılık fakülteleri için ödenen ücret 10 bin dolara kadar çıkıyor. Fakültelerin ücretlerine yurt ve barınma ücretlerinin dahil edildiğini hatırlatalım. Yaklaşık 26 yıllık bir geçmişe sahip ve kurucu ülkeleri arasında Türkiye’nin de bulunduğu üniversitenin YÖK tarafından tanınmadığını ve denklik verilmediğini de ekleyelim.
Türkiye’den daha çok başörtüsü taktıkları için eğitim hakkı elde edemeyen bayan öğrencilerin tercih ettiği İslam Üniversitesi’nde ikinci yılını geçiren Siyasal Bilgiler Fakültesi öğrencisi Zehra Yaman, “Buraya okumak için geldik. İkinci yılım, okuldan da memnunum. Malezya gerçekten farklı bir yer. Yemekleri de çok farklı ve alışmak zor.” diyerek başlıyor sohbete. Gerçekten de burada Türk öğrencileri bekleyen en büyük sorun Malayların ağır ve farklı yemekleri. Bu sorunu aştıktan sonra geriye çok büyük bir problem kalmıyor aslında. Ancak Türklerin bu tür sorunları farklı bir tarzda aştıkları hepimizin malumu. Mesela Malezya İslam Üniversitesi’nde üçüncü yılını dolduran ilahiyat master öğrencisi Necmiye Erdal ve Emine Demirtaş, Malezya’nın yemeklerine alışamayanlardan. Haliyle çareyi odalarına fırın almakta bulmuşlar. Siz üniversitenin yurduna fırın alınır mı alınmaz mı diye düşünedurun bakın Tuba Okumuş gülümseyerek anlatıyor sonucunu: “Malayları seviyoruz, çok rahat insanlar. Odalarımızda da istediğimiz yemeği pişirebiliyoruz artık. Fırını görmelerine rağmen kavgayı seven bir millet olmadıkları için hiçbir şey demediler. Bu da işimize geliyor.” Bolu’dan ilahiyat okumaya gelen Gülcan ve Sevgi Altundal isimli iki kardeş de buna destek çıkıyor hemen: “Malayların yemeğini yiyemediğimiz için yemeği kendimiz yapıyoruz. Yemek yapmayı burada öğrendim diyebilirim. Daha önce evde annemiz yapıyordu. Fırında tavuk yapıyoruz. Odaya fırın dahi aldık, aslında yasak; ama Türk olduğumuz için aldık, bizi kimse tutamaz.”
Türkiye özlemini türk evlerinde gideriyorlar Üniversite kampüsü içindeki bir yurtta kalan Türk öğrencilerin birbirleriyle iletişimi oldukça iyi. Çektikleri memleket özlemini bir araya geldiklerinde gideriyorlar. Mercimek köftesi ve kısır partisi yanında Malaylara özgü sarımsak soğan arası bir kokusu da olan, ama tadına alışınca da bırakılamayan büryan meyvesinin partisini yapıyorlar. Zeynep Yaman isimli öğrenci Malezya’da olmanın aynı zamanda farklı milletlerden birçok öğrencinin yer aldığı üniversitede onlarla birlikte dünyayı tanıma fırsatı bulduklarını kaydediyor. Siyasal bilgiler öğrencisi Meryem Uzar ise, “Farklı kültürleri yakından tanıyor, farklı insanlarla bir arada bir şeyler yapmayı öğreniyor ve bir şeyleri paylaşmayı öğreniyoruz. En güzeli de diğer insanların olaylara bakış açılarını öğreniyoruz. Sanırım Malezya’da okuyor olmanın en güzel yönlerinden birisi de bu...” diyor.
Peki dünyanın her ülkesinden öğrencinin bulunduğu bir üniversitede Türklere nasıl bakılıyor? Zeynep Yaman, Türk kültüründen insanların kulaktan duyma bilgilere sahip olduklarını, ama aynı zamanda kendi kültürlerinden bir parça bulmalarına şaşırdığını söylüyor. Yaman, bu benzerlikte de Türkiye’nin farklı kültürleri içinde barındırmasının etkili olduğu görüşünde. Üniversitede Türk öğrencilerin genellikle diğer milletlerle iletişime çabuk geçebildiklerini ifade eden Yaman, öğle aralarında da yemekleri diğer ülke öğrencileri ile birlikte yediklerini, yurtta da Türk yemekleri yaptıklarını belirtiyor. “Yemeğin yanına da bir çay yapıyoruz. Çay insanlara biraz tuhaf geliyor. Biz de hüzünlü de sevinçli de olsak, her durumda çay içebildiğimizi söylüyoruz.” diyen Yaman, Türkiye’yi çok özlediklerinde Malezya’da yaşayan Türklerin evlerine misafirliğe gittiklerini söylüyor. Bunaldıkları zaman kendilerini orada yaşayan Türklerin evine atan öğrenciler, aynı zamanda Türkiye’de olup bitenleri Türkiye’de yaşayan ortalama bir Türk’ten daha iyi takip ediyorlar. Tabii dostluk kurdukları Malayların evlerine de zaman zaman öğrenciler konuk oluyor. Pisikolojide mastır yapan Ebru Morgül, bunun kültürler arası iletişimi artırdığı görüşünde. Malezya’nın Türk öğrencileri için en riskli tarafı, tropikal iklimi. İstanbul’dan okumaya gelen Yasin Şahin, Malezya’nın ister istemez insanları tatil havasına soktuğunu söylüyor. Ancak Yasin de diğer Türk öğrenciler gibi buraya gelmekten oldukça hoşnut. Yalnız hepsinin aileleri yanında özledikleri bir tek şey daha var: Çay ve sokak simidi... |
Yorum (3) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
